HSEQ Fire Academy & Tehlikeye hazırlıkta ilk adımınız.

Mail

info@onceisguvenligi.com

Telefon

0 545 608 01 00

Afet Nedir? Afet Türleri ve Afet Yönetiminin Dört Evresi

Deprem, sel ya da büyük bir endüstriyel kaza ne zaman “afet” sayılır? Afetler nasıl sınıflandırılır ve bir afetin etkileri daha olay olmadan nasıl azaltılabilir? Bu yazıda afetin tanımını, doğal ve insan kaynaklı afet türlerini, Türkiye’de hangi afetlerin öne çıktığını ve afet yönetiminin dört evresini ele alıyoruz. Son bölümde bu kavramların işyerlerindeki karşılığını özetliyoruz.

Yazı, Yrd. Doç. Dr. Nehir Varol’un “Afet Yönetimi” ders sunumundan yararlanılarak hazırlanmıştır. Sunumdaki istatistik tablosu doğrulanamadığından yerine Afet İşleri Genel Müdürlüğü’nün 1950–2008 dönemini kapsayan Afet Bilgileri Envanteri’nden aktarılan veriler kullanılmış; afet yönetimi bölümü AFAD kaynaklarıyla genişletilmiştir.

Afet yönetiminin dört evresi: zarar azaltma, hazırlık, müdahale, iyileştirme

Afet Nedir?

Afet; insanlar için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, normal yaşamı ve insan faaliyetlerini durdurarak ya da kesintiye uğratarak toplulukları etkileyen doğal, teknolojik veya insan kaynaklı olayların genel adıdır.

Bir olayı afet yapan şey yalnızca büyüklüğü değil, sonuçlarıdır. Issız bir bölgede meydana gelen güçlü bir deprem afet olmayabilir; aynı deprem hazırlıksız bir şehirde ağır kayıplara yol açtığında afete dönüşür. Afetin belirleyici özelliği, etkilenen topluluğun olayla kendi imkânlarıyla baş edememesi ve dış yardıma ihtiyaç duymasıdır.

Tehlike, risk ve afet: Deprem ya da sel gibi zarar verme potansiyeli olan olay tehlikedir. Bu tehlikenin, insanların ve yapıların ne kadar savunmasız olduğuna bağlı olarak kayba yol açma olasılığı risktir. Risk gerçekleşip toplumun baş etme kapasitesini aştığında ortaya çıkan durum ise afettir.

Afet Türleri

Afetler, kaynaklarına ve gelişme hızlarına göre sınıflandırılır.

Tür Örnekler Özellik
Ani gelişen doğal afetler Deprem, sel ve su taşkınları, toprak kayması ve kaya düşmesi, çığ, fırtına ve hortum, volkan patlamaları, orman yangınları Dakikalar ya da saatler içinde gelişir; uyarı süresi çok kısadır ya da hiç yoktur.
Yavaş gelişen doğal afetler Kuraklık, kıtlık, şiddetli soğuklar Haftalar, aylar hatta yıllar içinde gelişir; etkisi geniş bir alana yayılır ve uzun sürer.
İnsan kaynaklı (teknolojik) afetler Kimyasal, biyolojik ve nükleer kazalar; endüstriyel kazalar; taşımacılık kazaları; aşırı kalabalıktan kaynaklanan kazalar; zorunlu göç ve yerinden edilme İnsan faaliyetinden, teknolojiden ya da yönetim hatalarından kaynaklanır.

Bu ayrım kesin sınırlarla çizilmez. Bir deprem, bir sanayi tesisinde yangına ya da kimyasal sızıntıya yol açabilir. Doğal bir olayın teknolojik bir kazayı tetiklediği bu tür durumlara “Natech” (doğal-teknolojik) afetler denir. Sel ve heyelan gibi afetler de çoğu zaman birlikte görülür.

Türkiye’de Hangi Afetler Öne Çıkıyor?

Türkiye; tektonik yapısı, jeolojik özellikleri, engebeli topografyası ve iklim özellikleri nedeniyle doğal afet tehlikesinin her zaman yüksek olduğu bir ülkedir. Başta deprem olmak üzere heyelan, su baskını, kaya düşmesi, çığ, erozyon ve kuraklık başlıca doğal afetlerdir.

Afet İşleri Genel Müdürlüğü’nün 1950–2008 dönemini kapsayan Afet Bilgileri Envanteri’ne göre:

  • Doğal afetlerin yol açtığı zararın yaklaşık %55’i depremlerden, %21’i heyelanlardan, %8’i su baskınlarından, %7’si kaya düşmelerinden ve %2’si çığlardan kaynaklanmıştır.
  • En sık görülen afet heyelandır: Bu dönemde 81 ilin tamamında toplam 13.494 heyelan olayı kayda geçmiştir. En çok heyelan Trabzon, Rize ve Kastamonu’da görülmüştür.
  • Depremler, olay sayısında heyelanın gerisinde kalsa da en fazla can ve mal kaybına ve en fazla afetzedeye yol açan afet türüdür.

Kısacası heyelan en sık, deprem ise en yıkıcı afettir. Bu nedenle afet hazırlığında deprem öncelikli olsa da yerel tehlikeler, örneğin Karadeniz’de heyelan ve sel ya da Doğu Anadolu’da çığ, ayrıca değerlendirilmelidir.

Afet Yönetimi ve Dört Evresi

Afet yönetimi; afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması amacıyla afet öncesinde, sırasında ve sonrasında yapılması gereken çalışmaların planlanması, yönlendirilmesi, koordine edilmesi ve uygulanmasıdır. Modern yaklaşım, afet olduktan sonra yaraları sarmaya odaklanan kriz yönetiminden, afet olmadan önce riski azaltmaya odaklanan risk yönetimine geçişi esas alır. AFAD’ın benimsediği “bütünleşik afet yönetimi” anlayışı da bu dört evrenin bir bütün olarak yürütülmesine dayanır.

Evre Ne zaman? Örnek çalışmalar
1. Zarar azaltma (risk azaltma) Afetten önce
Risk yönetimi
Tehlike ve risk haritaları, sağlam yapı ve güçlendirme, imar ve yer seçimi kararları, dere yataklarında yapılaşmanın önlenmesi
2. Hazırlık Acil durum ve müdahale planları, erken uyarı sistemleri, eğitim ve tatbikatlar, ekip ve malzeme hazırlığı, afet çantası
3. Müdahale Afet sırasında ve sonrasında
Kriz yönetimi
Arama-kurtarma, ilk yardım ve sağlık hizmetleri, tahliye, barınma, beslenme, güvenlik
4. İyileştirme Hasar tespiti, altyapının onarımı, kalıcı konut, ekonomik ve sosyal yaşamın yeniden kurulması, psikososyal destek

Bu evreler bir döngü oluşturur. İyileştirme aşaması, aynı hataların tekrarlanmaması için yeniden ve daha güvenli inşa etme fırsatıdır. Afetten çıkarılan dersler bir sonraki afete karşı zarar azaltma ve hazırlık çalışmalarına aktarılır.

Neden risk yönetimi? Zarar azaltma ve hazırlığa harcanan her kaynak, afet sonrasında çok daha büyük kayıpların önüne geçer. Sağlam inşa edilmiş bir bina, en iyi arama-kurtarma ekibinden daha fazla hayat kurtarır.

Türkiye’de Afet Yönetimi Kimin Sorumluluğunda?

  • AFAD: Afet ve acil durumlarda koordinasyon, 5902 sayılı Kanun’la 2009 yılında kurulan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) görevidir. İllerde bu görev, valilik bünyesindeki il afet ve acil durum müdürlükleri tarafından yürütülür.
  • Ulusal planlar: Afet riskinin azaltılmasına yönelik Türkiye Afet Risk Azaltma Planı (TARAP) ve afetlere müdahalede kurumların görevlerini belirleyen Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) bu sistemin temel belgeleridir.
  • Bireyler ve kurumlar: Afet yönetimi yalnızca devletin işi değildir. Hane halkları, işyerleri, okullar ve sivil toplum kuruluşları da kendi hazırlıklarından sorumludur.

İşyerleri İçin Afet Yönetimi

Afet yönetiminin dört evresi, işyeri ölçeğinde İSG mevzuatının acil durum yönetimiyle örtüşür. İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik, işverene deprem, sel ve yangın gibi doğal afetler ile kimyasal sızıntı ve patlama gibi teknolojik olayları kapsayan acil durum planı hazırlama yükümlülüğü getirir:

  • Zarar azaltma: Risk değerlendirmesinde afet tehlikelerinin belirlenmesi, rafların ve ekipmanın sabitlenmesi, tehlikeli maddelerin güvenli depolanması
  • Hazırlık: Acil durum planı, tahliye planı, acil durum ekipleri, eğitim ve tatbikatlar
  • Müdahale: Tahliye, toplanma, ilk yardım, söndürme ve kurtarma
  • İyileştirme: Hasar tespiti, işe güvenli dönüş ve iş sürekliliği

Ayrıntılar için Acil Durum Planı Nasıl Hazırlanır?, İşyerinde Acil Durum Senaryoları ve bireysel hazırlık için Afet Farkındalık Eğitimi yazılarımıza göz atabilirsiniz. İnsan kaynaklı afetlerden kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer tehlikeler için KBRN Nedir? rehberimize bakabilirsiniz.

Kontrol Listesi

  • Bulunduğunuz bölgenin başlıca afet tehlikeleri (deprem, sel, heyelan, çığ) biliniyor mu?
  • İşyerinin risk değerlendirmesinde doğal ve teknolojik afet tehlikeleri yer alıyor mu?
  • Acil durum planı ve tahliye planı güncel mi?
  • Acil durum ekipleri oluşturuldu ve eğitildi mi?
  • Tatbikatlar düzenli olarak yapılıyor mu?
  • Afet sonrasında işe güvenli dönüş ve iş sürekliliği planlandı mı?

Sıkça Sorulan Sorular

Afet nedir?

İnsanlar için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, normal yaşamı durduran ya da kesintiye uğratan ve etkilenen topluluğun kendi imkânlarıyla baş edemediği doğal, teknolojik veya insan kaynaklı olaylardır.

Afet türleri nelerdir?

Afetler doğal ve insan kaynaklı (teknolojik) olarak ikiye ayrılır. Doğal afetler de deprem, sel ve çığ gibi ani gelişenler ile kuraklık ve kıtlık gibi yavaş gelişenler olarak sınıflandırılır.

Afet yönetiminin evreleri nelerdir?

Zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme. İlk ikisi afet öncesindeki risk yönetimini, son ikisi afet sırasındaki ve sonrasındaki kriz yönetimini oluşturur.

Türkiye’de en sık görülen afet hangisidir?

Afet İşleri Genel Müdürlüğü’nün 1950–2008 envanterine göre en sık görülen afet heyelandır; en fazla zarara yol açan afet ise depremdir.

Risk yönetimi ile kriz yönetimi arasındaki fark nedir?

Risk yönetimi afet olmadan önce zararları azaltmaya ve hazırlığa odaklanır; kriz yönetimi ise afet sırasında ve sonrasında müdahale ve iyileştirmeyi kapsar.

Sonuç

Afetleri tamamen önlemek çoğu zaman mümkün değildir; ancak bir doğa olayının afete dönüşüp dönüşmeyeceğini büyük ölçüde hazırlığımız belirler. Afet türlerini ve bölgemizdeki tehlikeleri tanımak, zarar azaltma ve hazırlığa öncelik vermek ve işyerlerinde acil durum planlarını canlı tutmak, afet yönetiminin özüdür.

Paylaş:

Facebook
Twitter
LinkedIn
WhatsApp
Telegram
Diğer Hizmetlerimiz